Dictionary.com 2019 yılının kelimesi olarak “Existential”ı belirledi. Oxford Sözlük ise “Climate Emergency”yi seçmiş. Existential varoluşsal – hayatî anlamına gelirken “climate emergency” iklim alarmı olarak çevirilebilir. Biraz olumsuz ve kıyamet çağrıştırıcı, “apocalyptic” kelimeler. 

Özünüzü öne çıkarmak için “özgür” olmalısınız, özünüz gürleşmeli. Bunu da bir birey olarak mesela kendi özünüzü, kendinize has davranışlarla öne çıkararak yaparsınız. Bir marka için varoluş, sözle değil de davranışlarla farkını ortaya koymak olarak düşünülebilir.

2019’da aslında artık herkesin varlığını kabul ettiği iklim krizi, Triumph’ın bol tweetli yönetimi, Amazon yangınları, Yeni Zelanda Cami saldırısı, Hong Kong protestoları, sarı yelekliler gibi yaşananlar tüm dünya kamuoyunda olumsuz rüzgarlar estirdi ve böyle kelimelerin ortaya çıkması doğal. Ya da belki de değil.

Aslında bunun doğal kabul edilmesinin bir nedeni de artık alışageldiğimiz medyadaki ve sosyal medyadaki “abartılı” haber dili olabilir mi? Mesela siyasetçilerin her açıklaması gerçekten de çok “sert” mi? Gerçekten haberlere ilgi çekmek için medya herşeyin hayatî, çok önemli söylemesi sayesinde “existential” kelimesi öne çıkmış olabilir mi?

Biraz da anlamdan gidelim, Varoluşçuluk akımının öncüsü diyebileceğimiz Jean Paul Sartre’a göre “varoluş, özün öne çıkarılışıdır”. Özünüzü öne çıkarmak için “özgür” olmalısınız, özünüz gürleşmeli. Bunu da bir birey olarak mesela kendi özünüzü, kendinize has davranışlarla öne çıkararak yaparsınız. Bir marka için varoluş, sözle değil de davranışlarla farkını ortaya koymak olarak düşünülebilir. Ben farklıyım, ben özelim, ben özgürüm diyerek değil de, seçtiğiniz iletişim diliyle, yaptığınız kampanyaların niteliğiyle, farkınızı ortaya koyarak.

“Varoluşsal”, “hayatî” gibi kelimelerin sıradanlaşmaya başladığı bir zamanda kendimizi, markamızı sözlerle değil de davranışlarla ortaya koymalıyız, işte asıl hayatî olan bence bu.